“öğrenme” Nasıl Olur?

papierschiff-275912_1280

Asıl olarak burada paylaşacağım her içeriğin temelinde “öğrenme” olacak, bu blog ve aslında hayatımızın her alanında  “o an” oluşurken öğrenme belirleyici, buna inanıyorum.

İşim gereği öğrenme nasıl olur, birey nasıl öğrenir ve uygular vb. soruların cevabını çok aradım, bu ve benzeri soruların bilimsel temelde önemli dayanakları var tabi ki, ancak ben şu an bu ayrıntıya girmeden kısaca aklımdan geçenleri paylaşmak istiyorum.

Bu bloğu açarken ve öncesinde uzun bir zamandır düşündüğüm öğrenme aslında insan varlığının temeli, zira ilk günden son güne kadar her anımız bir öğrenme aktivitesi başlangıcı veya sonucu, zira doğadaki varlığımızın en önemli temeli olan gelişmiş zekamız sınırsız olabilecek bir öğrenme imkanına sahip. İnsanoğlu bugüne gelmesinde ve yarına gideceği yerlerde öğrenme kılavuzluğu ile hareket ediyor. Bir bebek öğrenme yetisi ile ateşin sıcak olduğunu, yüz ifadelerini, adım atmayı, konuşmayı ve ve her an yeni bir şeyi keşfediyor daha doğrusu öğreniyor.

Böyle baktığımda biz şu an ne isek; iyi veya kötü, gelişmiş veya geri, doğru veya yanlış hepsi öğrendiklerimizin veya öğrenemediklerimizin sonucu, insanların doğdukları anda bir sağlık sorunu yoksa sıfır noktasında başladıklarını düşünürsek öğrenme bu süreçte şu anı belirleyen en önemli kaynak…

Peki maden bu kadar önemli nasıl oluyor bu iş, nasıl oluyor da öğreniyoruz?

Bilimsel anlamda öğrenme hakkında farklı görüşler olsa da ben kendi deneyimlerimden yola çıkarak şöyle diyebilirim. Bilmediğim bir şeyi fark etmek, bilir olmak, hayatımda bu öğrenme sayesinde sonuç olarak yapar olmak benim için en kısa haliyle öğrenme. Şöyle özetleyebilirim bir kağıt parçasından kayık yapmak gibi.

İlk anda bana bir şey ifade etmeyen bir kağıt var…

İkinci anda nasıl yapıldığını görerek veya okuyarak öğrendiğim an var.

Son olarak da karşımda biraz uğraşarak yaptığım bir kağıt kayık var.

Bilmiyordum, fark ettim, merak ettim, öğrendim, yaptım, mutlu oldum.

Benim için öğrenme böyle oluyor 🙂

Burada olmak…

rail-road-191097_1280

Babam bir köyde büyüdü, anneannem bir köy öğretmeniydi ikisinden de az da olsa hikayeler dinleme fırsatım oldu. Zor hem de çok zordu bu işler, bilen bilir… Babam köyde okula gitme fırsatı yakalamış, kendini şanslı görür hep. Okumak isteği o kadar yoğun ki, elde de sınırlı kitap var, şehirden gelmiyor, basılı yazı olan ne olursa olsun bir fırsat, bir gün akıllarına geliyor arkadaşları ile tren yolunun yanına gidip bakınmaya başlıyorlar, hayvanları otlatırken bir arkadaşları gazeteye benzer bir şey gördüğünden bahsetmiş, hepsi arıyorlar çevreyi… tam o sırada bir tren geçiyor ve işte o an trendekilerden biri çocukları görüyor ve seslenmelerinde anlıyor atıveriyor elindeki 5-10 sayfalık gazeteyi camdan… sonrası sormayın artık mutluluk işte…

Şu an buradayım,  yazıyorum, yazdığım üzerine harfler iliştirilmiş plastik tuşlar, şu an okunacak milyonlarca şey önümdeki ekranda beni bekliyor… buraya gelmek hepimiz için kolay olmadı, çoğumuz bilmiyor, biz daha şanslıydık, her gün vazgeçmeden ileriye gitti insanoğlu. Bazen aklınıza geliyordur yarın ne olacak, bilmek zor… ama şu kesin biz insanlar ilk günden son güne kadar öğreneceğiz, bunun için çabalayacağız. Ne isek ne olacaksak veya olmayacaksak hepsini öğreneceğiz, okuyacağız…

Bloğumda ne mi anlatacağım? Başladım bile anlatmaya bakın işte öğreniyorum, öğreniyoruz, öğrenmek istiyoruz işte bunu anlatacağım…